Kısaca
- Osmangazi Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi ve Açık Seçik Felsefe iş birliğiyle düzenlediği Kültür Buluşmaları’nın ikincisinde yapay zeka ve dijital çağın insan üzerindeki etkileri konuşuldu.
- Kilis 7 Aralık Üniversitesi Felsefe Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özgül Ekinci konuk olurken, söyleşinin moderatörlüğünü Prof. Dr. Kadir Çüçen üstlendi.
- Teknolojik dönüşümün hızına uyum sağlamakta yaşanan güçlüklerin psikolojik ve toplumsal etkileri de değerlendirildi.
Osmangazi Belediyesi tarafından Hisar Arkeoparkı’nda bulunan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nde düzenlenen Kültür Buluşmaları’nın ikincisinde, yapay zeka ve dijital çağın insan üzerindeki etkileri ele alındı. Söyleşi, Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti.
Osmangazi Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi ve Açık Seçik Felsefe iş birliğiyle düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamındaki "Uludağlı Kadın Filozoflar" söyleşilerinin ikincisi, "Dijital Çağda Epistemolojik, Ontolojik, Varoluşsal Dönüşümler ve Anlam Arayışı" başlığıyla yapıldı.
Konuğu Kilis 7 Aralık Üniversitesi Felsefe Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özgül Ekinci olan söyleşinin moderatörlüğünü Prof. Dr. Kadir Çüçen yaptı. Söyleşide dijital çağla birlikte bilginin niteliğinde yaşanan değişim, bilginin gerçeklik ve hakikatle kurduğu ilişkinin dönüşümü ile bu değişimlerin insan üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Yapay zekanın gelişmesiyle insanın bilgi üretimindeki rolünün nasıl değiştiğine, yazılım ve kodlama süreçlerinde insan emeğine duyulan ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceğine de değinildi.
Yapay zeka çağında insanın geleceğin dünyasında nasıl bir yer edineceği ve teknolojik gelişmelerin toplumsal yaşamı nasıl biçimlendireceği katılımcılarla birlikte tartışıldı. Teknolojik dönüşümün hızına uyum sağlamakta yaşanan güçlüklerin psikolojik ve toplumsal yansımaları da ele alındı.
Teknoloji hayatı kolaylaştıran değil, dönüştüren bir alan oldu
Dr. Öğr. Üyesi Özgül Ekinci, 21. yüzyılda dijitalleşme sürecinin yaşandığını belirterek, söyleşinin başlığını herkese hitap edecek bir konu olarak seçtiklerini söyledi. Ekinci, yapay zekanın hayatın her alanına girdiğine dikkat çekti.
Ekinci, bu sürecin geçmişe dönük bir boyutu olduğunu ifade ederek Sanayi Devrimi’ne, hatta daha öncesine uzanan bir gelişmeden söz etti. Teknolojinin ilk çağlardan beri insanın hayatını kolaylaştırmayı, pratiklik ve konfor sağlamayı amaçladığını belirten Ekinci, 20. ve 21. yüzyılda bu durumun çok farklı bir boyuta evrildiğini söyledi.
Ekinci’ye göre teknoloji artık yalnızca hayatı kolaylaştıran bir alan olmaktan çıkıp hayatı dönüştüren bir alan haline geldi ve hem zamanı hem mekânı dönüştürdü.
İnsanlar dönüşümü sindirmekte zorlanıyor
Ekinci, söyleşide bilginin niteliğinin nasıl değiştiğini, bilginin gerçekliğinin nasıl dönüştüğünü ve bu değişimlerin insanın varoluşu üzerinde nasıl bir etki yarattığını ele aldıklarını anlattı. Büyük değişimler yaşanırken insanın süreci kenardan izleyemediğini, değişimin bir parçası olmak zorunda kaldığını söyledi.
Ekinci, günümüzde birçok psikolojik rahatsızlığın ortaya çıktığını belirterek bunun nedenlerinden birinin insanların teknolojik dönüşümleri sindirmekte zorlanması olduğunu ifade etti. Süreci kabullenemeyen insanın kendisine yönelik içsel bir şiddete maruz kaldığını, sürece yetişemediğinde suçu kendisinde aramaya başladığını söyledi.
Ekinci, söyleşide ortaya atılan sorulara da değindi: İnsanlığın sonuna mı yaklaşılıyor? İnsan eliyle gerçekleştirilen son büyük değişim yapay zeka mı olacak? Yapay zeka aracılığıyla yazılım ve kod üretilirken insana duyulan ihtiyaç ortadan mı kalkacak? İnsan geleceğin dünyasında kendine bir yer bulabilecek mi, yoksa kaotik sahnelerle mi karşılaşılacak?
Söyleşiye katılanlar, yapay zekanın tarihsel gelişimi, bugün ulaştığı nokta ve gelecekte insan yaşamında üstlenebileceği roller hakkında kapsamlı bilgi edindi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı