Kış aylarıyla birlikte cilt, her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Soğuk hava, rüzgar ve kapalı alanlarda yoğun kullanılan ısıtma sistemleri cildin nem dengesini bozuyor, koruyucu bariyerini zayıflatıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kuruluk, gerginlik ve hassasiyet çoğu zaman geçici bir mevsim etkisi olarak görülüyor. Oysa kış mevsimi, cilt sağlığının en fazla özen gerektirdiği zaman dilimlerinden biri olarak gösteriliyor, doğru bakım alışkanlıkları ise bu dönemde cildi korumanın en etkili yolunu oluşturuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Sümeyre Ertekin, kış aylarında cilt sağlığını korumanın yolları hakkında bilgi verdi.
Kış mevsimi cilt için neden zorlayıcı?
Kış ayları, cildin doğal dengesinin en kolay bozulduğu dönemlerin başında gelir. Hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte dış ortamın nem oranı azalır; iç mekanlarda kullanılan kalorifer ve ısıtma sistemleri ise havayı daha da kurutur. Bu durum cilt yüzeyinden su kaybını artırarak cildin savunma mekanizmalarını zayıflatır. Sonuç olarak kuruluk, gerginlik, kızarıklık ve kaşıntı gibi şikâyetler sık görülmeye başlar.
Nem kaybı ve cilt bariyerinin zayıflaması
Soğuk havanın daha az nem tutması, transepidermal su kaybının (TEWL) belirgin biçimde artmasına neden olur. Artan su kaybı ile birlikte cildi dış etkenlere karşı koruyan doğal lipid bariyer incelir. Bariyer bütünlüğünün bozulması, cildi hem tahrişe hem de çevresel faktörlere karşı daha savunmasız hale getirir.
Kış aylarında en sık görülen cilt sorunları
Kış mevsiminde dermatoloji polikliniklerine başvuruların büyük bir kısmını cilt kuruluğu ve buna bağlı gelişen kuruluk egzaması oluşturur. Atopik dermatit alevlenmeleri, sedef hastalığı atakları, dudaklarda kuruluk ve çatlamalar ile dudak kenarında görülen egzama ve mantar enfeksiyonları bu dönemde sık karşılaşılan sorunlardır. Özellikle sık el yıkamaya bağlı gelişen irritan kontakt dermatit (el egzaması), kış aylarında en yaygın şikâyetler arasındadır.
Kimler daha fazla etkilenir?
Atopik dermatit yani, egzama öyküsü olanlar, bebekler, küçük çocuklar ve ileri yaş grubu bireyler kış aylarında cilt sorunlarını daha yoğun yaşayabilir. Bunun yanı sıra sık el yıkamak zorunda kalan sağlık çalışanları, hizmet sektörü çalışanları ve dış mekanda çalışan kişiler de artan kuruluk ve tahriş açısından risk altındadır.
Cilt ihmal edildiğinde ne olur?
Cilt kuruluğu ve egzama belirtileri çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabilir. Ancak ihmal edildiğinde kaşıntıya bağlı uyku bozukluklarına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve ikincil enfeksiyonların gelişmesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kış aylarında cilt bakımına bilinçli ve düzenli bir şekilde yaklaşmak büyük önem taşır.
Kış aylarında cilt sağlığı için 9 öneri
- Duş ve banyolarda çok sıcak su yerine ılık su tercih edin, süreyi 5-10 dakika ile sınırlayın.
- Sert lif, kese ile cildi ovalamaktan kaçının.
- Parfümsüz, boyasız ve cilt pH’ına uygun nazik temizleyiciler kullanın.
- Duş sonrası cildi havluyla ovalamadan, hafif nemli kalacak şekilde tamponlama hareketiyle kurulayın.
- Duştan hemen sonra, ilk 3 dakika içinde cilt tipine göre su ya da yağ bazlı bir nemlendiriciyi tüm vücuda uygulayın.
- Giyinmeden önce nemlendiricinin cilt tarafından emilmesi için birkaç dakika bekleyin.
- Soğuk havalarda dışarı çıkarken mutlaka eldiven kullanarak ellerinizi koruyun.
- Yün ve naylon gibi tahriş edici kumaşlar yerine pamuklu ve yumuşak dokulu giysiler tercih edin.
- Şiddetli kuruluk veya egzaması olan kişilerde iç ortam nemini yüzde 30-60 arasında tutmak cildi rahatlatır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

